Hafıza Eğitimi Hakkında Merak Ettikleriniz

1- Hafıza eğitimi nedir?

 

Hafıza eğitim; bir bilginin çabuk, kolay ve kalıcı bir şekilde öğrenilmesini ve ezberlenmesini sağlayan sistemin adıdır.
Bu tanımı biraz daha açarsak; bir bilgi avcısını bekleyen üç büyük problem vardır ki, bu problemler çözülmeden sağlıklı bir öğrenme gerçekleşemez.
1. problem: Ezberleyememe problemidir.
Bir metni defalarca okuruz, bir bilgiyi onlarca defa tekrar ederiz, belki bir o kadar da dinleriz. Ama yine de o bilgiyi ezberleyemeyiz. Hele bu bilgi kimya formülleri, matematik denklemleri, yabancı dil kelimeleri gibi karışık bir bilgi ise klasik metotlar ile bunları ezberlemek gerçekten çok zordur. Eğer ezberleyememe problemini, aynı bilgiyi çok tekrar ederek geçebilirsek bu sefer ikinci problem ile karşı karşıya kalırız.
2. problem: Ezberlediğimizi unutmak ve bilgiyi saklayamamaktır.
Evet, metni ezberlemişizdir. Ezberlediğimiz yabancı dil kelimesi, kimya formülü ya da sahamızla ilgili bir metin artık aklımızdadır. Hatta birkaç defa da bu bilgiyi kullanmışızdır. Ama birkaç gün ya da birkaç hafta sonra bu bilgiyi unuturuz. Hatta birkaç ay sonra bu bilgiyi daha önce ezberlediğimizi bile unuturuz. İşte bu, unutma ve bilgiyi saklayamama problemidir ki, eğitilmemiş bir hafızayla bu problem asla çözülemez.
3. Problem: Ezberlediğimiz bilgiye ulaşamama ve lazım olduğunda bilgiyi çıkartamama problemidir.
Evet, bilgi beynimizin bir yerindedir. Ama neresinde? Bilginin yerini bilmediğimizden dolayı ona ulaşamayız. Buna “yer meçhuliyeti” denilir.
Bilgi avcısının bu üç problemini yani ezberleyememeyi, saklayamamayı ve çıkartamamayı öğrendikten sonra diyebiliriz ki:
Hafıza eğitimi; kolay ve çabuk ezberlemeyi, ezberlediğimiz bilgiyi unutmamayı ve saklamayı ve sakladığımız bilgiye kolayca ulaşmayı öğreten eğitimin adıdır.

2- Niçin unutuyoruz?

 

Hastalığın tedavisi, hastalığın keşfiyle başlar. Hastalık keşfedilmeden ve sebepleri bilinmeden tedavi mümkün değildir. Demek ki, tedavi için ilk önce hastalığın sebepleri bilinmeli ve daha sonra o sebepler yok edilmelidir. Bu sayede tedavi gerçekleşmiş olur.
Unutmak da bir hastalıktır. Eğer biz bu hastalıktan kurtulmak istiyorsak ilk önce sebeplerini bilmek ve daha sonra bu sebepleri yok etmek zorundayız. İşte bunu yaptığımızda unutma hastalığından kurtulacak ve unutmayan birisi olacağız.
Unutmanın iki sebebi vardır:
1. sebep: Öğrenme işleminin içine beynin sağ lobunu sokmama ve sadece sol lobu kullanarak öğrenmeye çalışmaktır. Beyninin sadece sol lobunu kullanarak öğrenmeye çalışan birisi, tek kanatla uçmaya çalışan bir kuşa veya tek bacakla koşmaya çalışan bir insana benzer. Bir kuş tek kanadıyla ne kadar uçabilirse ve bir insan tek bacağı ile ne kadar koşabilirse, insan da beyninin sadece sol lobunu kullanarak o kadar sağlıklı öğrenebilir.
Beynin sağ lobunu kullanmaktan maksadımız; öğrenmede hayali devreye sokmaktır. Başka bir ifadeyle okumak yerine bilgiyi seyretmektir ve bilgileri anı formatında beyne göndermektir.
Bir formülü, bir telefon numarasını, bir cümleyi, bir konuşmayı vs. hangi tip bilgi olursa olsun, o bilgiyi resimleyebildiğinizde beyninizin sağ lobunu öğrenme işinin içine sokmuş ve sağlıklı bir öğrenme gerçekleştirmiş olursunuz.
Mesela siz bir film seyrederken sesler beyninizin sol lobunda, görüntüler ve resimler ise beyninizin sağ lobunda işlenmektedir. İki lop dengeli bir şekilde çalıştığından dolayı sağlıklı bir öğrenme gerçekleştirmektesiniz. İşte bu yüzden bir filmi seyrettiğinizde unutmazsınız. Ama aynı filmin kitabını okuduğunuzda unutursunuz. Çünkü kitabı okurken beyninizin sadece sol lobu çalışır ve okuduğunuz metinler sol lopta anlaşılmaya çalışılır. Ama filmi seyrettiğinizde sesler sol lopta işlenirken, görüntüler sağ lopta işlenmekte ve bu sayede beynin iki lobu aynı anda dengeli bir şekilde çalışmakta ve neticede seyredilen bir film unutulmamaktadır.
Bir şarkıyı dinlerken de aynı olay cereyan etmektedir. Şarkının sözleri sol lopta, müzik ve ritim ise sağ lopta işlenmektedir. İki lop dengeli bir şekilde çalıştığı için birkaç defa aynı şarkıyı dinlediğimizde, ezberlemeye çalışmadığımız hâlde şarkıyı mırıldanmaya başlarız. Eğer o şarkının sözlerini müzik olmaksızın kâğıda bakarak ezberlemeye çalışsaydık defalarca okumak zorunda kalırdık. Bunun sebebi, müzik ve ritmin olmaması ve bundan dolayı da beynin sadece sol lobunun çalışması ve sağ lobun atıl kalmasıdır.
2. sebep: Unutmanın bir başka sebebi de bilgilerin beynin neresinde olduğunu bilmemektir. Buna, daha önce de ifade ettiğimiz gibi “yer meçhuliyeti” diyoruz. Mesela bir kalemi evinizde saklasak ve bulmanızı istesek kalemi bulabilirsiniz. Ama kalemi oturduğunuz şehirde saklasak ve bulmanızı istesek asla bulamazsınız. Hele dünyada saklasak bulmanız asla mümkün değildir.
Aynen bunun gibi, bilgiler kalem büyüklüğündedir. Beynimiz ise dünyadan daha büyüktür. Kalem hükmündeki bilgiler, dünya hükmündeki beyne gönderildiğinde düşme noktası belli olmazsa bilgiye ulaşılamaz. Evet, bilgi beyindedir. Ama neresinde?
Bilgiyi beynin belli bir noktasına göndermeyen kişinin hâli, çölde kaybettiği yüzüğü arayan kişinin hâli gibidir. Ya da okyanuslara fırlatılmış bir taşı bulmaya çalışan kişinin hâli gibi… Yüzük ve taş küçük, çöl ve okyanus büyük olduğundan o eşyalara ulaşmak neredeyse imkânsızdır. Hatta çıkarttığımız gözlüğü tekrar takmak istediğimizde yerini bulamayıp aramamızın sebebi de budur. Gözlüğü nereye koyduğumuzu bilmemek… Ancak ev küçük olduğundan ve her yerine bakmak mümkün olduğundan dolayı gözlüğümüzü kaybetmeyiz ve buluruz. Eğer evimiz bir şehir kadar büyük olsaydı, herhâlde her gün bir gözlük kaybederdik. Bilgileri kaybettiğimiz gibi…
Madem unutmanın iki sebebi vardır ki, bunlardan bir tanesi beynin sağ lobunu öğrenme işinin içine sokmamak, diğeri ise bilgileri beyne gelişigüzel göndermek ve bilginin saklandığı noktayı bilmemektir. O hâlde biz iki şeyi yapabilirsek:
1- Bilgiyi öğrenirken beynin sağ lobunu da sol lop gibi aktif hâle getirebilirsek,
2- Bilgiyi beynimize gelişigüzel göndereceğimize belli noktalarda saklayabilirsek, o zaman unutmanın iki sebebi yok edilmiş ve unutmama gerçekleşmiş olur. İşte “Hafıza Eğitim Setlerimiz” sayesinde beynin sağ ve sol lobunu dengeli bir şekilde kullanmayı ve bilgileri belirli noktalarda saklamayı öğrenecek ve bilgiyi unutmamanın yolunu keşfedeceksiniz.

3- Bilgileri niçin ezberleyemiyor ve ezberlediklerimizi de hemen unutuyoruz?

 

Bilgileri ve ihtiyacımız olan konuları ezberleyemiyoruz, çünkü öğrenme işleminin içine beynin sağ lobunu sokmuyoruz ve sadece sol lobunu kullanarak ezberlemeye çalışıyoruz. Ve neticede konuları beynin saklama konseptine uygun göndermediğimizden dolayı ezberleme gerçekleşmiyor.
Biraz daha açarsak; hafıza resimlerle saklar. Okuduğunu ve işittiğini değil, gördüğünü ezberler. İşte bu sebepten dolayı, seyrettiği bir filmi ya da gördüğü bir kazayı unutmaz. Ama okuduğu bir kitabı ya da dinlediği bir konuşmayı unutur.
Konularını ezberleyememenin altında yatan sebep, beynin bu çalışma prensibini bilmemek ve konuları resimlemeden gelişigüzel beyne göndermektir. Bizler Hafıza Merkezi olarak, hazırlamış olduğumuz hafıza eğitim setleriyle, bilgileri resimleme tekniklerini en ince ayrıntısına kadar öğretiyor ve sizlere unutmamanın yolunu gösteriyoruz. Bu teknikler sayesinde konuları kolayca ezberleyebilecek ve bir daha asla unutmayacaksınız.

4- Sistem nasıl çalışıyor?

 

Ezberlemenin yolu bilgiyi resimlemekten geçiyor. Resimlenen bilgiler kolayca ezberleniyor ve unutulmuyor. Resimlenmeyen bilgiler ise hem zor ezberleniyor hem de kolayca unutuluyor.
İşte bu sebepten dolayı, bir konuyu ezberlemek için onu resim hâline getirmeliyiz. Bunu başardığınızda konuları beyne anı formatında gönderecek ve bir daha asla unutmayacaksınız.
İnsan nasıl ki anılarını ve kendi başından geçen ilginç olayları unutamıyorsa, anı formatında beynine gönderdiği bilgi ve konularını da unutamamaktadır. Konularını resim hâline getirmek için “Anahtar Kelime Bulma” tekniğini kullanıyoruz. Anahtar kelime bulma tekniği “Hafıza Teknikleri” setimizde detaylarıyla anlatılmıştır.

5- Bu tekniği her tip bilgide kullanabilir miyiz?

 

Bu tekniği elbette her tip bilgide kullanabilirsiniz. Hafıza teknikleriyle konu ezberleme tekniğini öğrendikten sonra bu tekniği kullanarak matematik, kimya, biyoloji gibi okul derslerini kolaylıkla ezberleyebileceğiniz gibi, hukuk ve tıp gibi branşlara ait konuları da ezberleyebilirsiniz. Ya da isterseniz Fıkıh, Hadis, Akaid, Tefsir gibi dini ilimlere ait konuları da ezberleyebilirsiniz. Önemli olan, tekniği öğrenmek ve onu bir sahada kullanabilmektir. Bir sahada kullanabildiğinizde artık bütün sahalarda kullanabilirsiniz.
Hafıza Merkezi’nin kurucusu olan Sinan Yılmaz aynı tekniği kullanarak, “Hafıza Teknikleriyle Okul Derslerini Ezberleme” setini, “Hafıza Teknikleriyle İngilizce Gramer Ezberleme” setini, “Hafıza Teknikleriyle Dini İlimler” setlerini, “Hafıza Teknikleriyle Arapça Gramer Ezberleme” setlerini hazırlamış ve sizlerin beğenisine sunmuştur. Ve şu anda merkezimizin kurucusu olan Sinan Yılmaz diğer branşlarla ilgili çalışmalar yapmaktadır. Ve en kısa zamanda diğer branşlardaki konuların ezberletildiği yeni setleri sizlerin istifadesine sunacaktır.

6- Bu tekniklerle ezberlenen bir bilgi unutulur mu?

 

Bu tekniklerle ezberlenen bir bilgi asla unutulamaz. Hatta unutmaya çalışsanız da unutamazsınız. Bunun sebebi, bizler konuyu ezberlerken konu olmaktan çıkarıyor ve konuyu anı formatında beyne gönderiyoruz. Kişi, anılarını ve kendi başından geçenleri nasıl unutamıyorsa, anı formatında beyne gönderdiği konuları da unutamamaktadır.
Ancak bunun için keskin bir hayalin sahibi olmalısınız. Eğer hayaliniz keskin değilse beyne göndermiş olduğunuz resimler net değil, flu olarak gidecektir. Beyin de kendisine gelen bu flu resimlerin gerçek olmadığını anlayacak ve saklama merkezi olan hafızaya göndermeyerek resmi iade edecektir.
O hâlde konu ezberlemeye başlamadan önce hayalinizi eğitmek ve keskinleştirmek zorundasınız. Hayalleri keskin olmayanlar için tavsiyemiz, “Hafıza Teknikleri” setimizdeki testleri uygulayarak hayallerini eğitmeleridir.

7- Bu tekniklerle konu ezberleme dünyada kullanılan bir teknik midir?

 

Hafıza eğitimi teknikleri dünyanın hemen hemen her yerinde kullanılmakla beraber, bu tekniklerin konu ezberinde ve metinlerde uygulanması pek de görülen bir şey değildir. Bunun sebebi, konu ezberleme tekniğinin keşfedilememesi ve hafıza eğitimini veren uzmanlar tarafından bu tekniğin bilinmemesidir.
Hafıza Merkezi’nin kurucusu olan Sinan Yılmaz konu ezberleme sahasında dünyanın en iyilerinden biri olup bu sahada keşfetmiş olduğu tekniklerle konu ezberlemede âdeta bir çığır açmıştır.
Dilerseniz, Sinan Yılmaz’ın konu ezberleme tekniklerini nasıl keşfettiğini ve bu sahada nasıl yol aldığını onun lisanından dinleyelim…
“Hafıza eğitimiyle tanıştığımda yaşım 23 idi. Müthiş bir sistemdi. Âdeta beni kendisine âşık etmişti. Hafızanın eğitilebileceğine inandığım bu andan itibaren araştırmaya başladım. Hafıza eğitimi uzmanları hangi teknikleri kullanmışlar ve hangi idmanları yapmışlar…
Araştırmaya başladığım günden yaklaşık üç ay sonra dokuz haneli iki sayıyı beynimden çarpabiliyor, bir deste iskambil kâğıdını ezberleyebiliyor, peş peşe yazılmış yüzlerce kelimeyi ve rakamı hafızamda saklayabiliyor, âdeta her şeyi yapabiliyordum. Tek eksiğim vardı. Konu ezberlemek…
Evet, araştırmalarımda konu ezberleme tekniği hakkında en küçük bir bilgiye rastlamamıştım. Yani bu teknik sır gibi kalmış ve belki de bilenlerin azlığı ve onların da bilgilerini paylaşmamaları sebebiyle bu tekniğe dair en küçük bir yazı yazılmamıştı. Yani mesela, “Ali okula gitti.” gibi basit bir cümlenin ezberletilmesi olsaydı, bu bile yeterdi. Ama bu kadar basit bir cümle bile bu kitaplarda ezberletilmemekte ve işin sadece gösteri boyutu öğretilmekteydi.
Şimdi bir düşünün! Dokuz haneli iki sayıyı beyninizden çarpabiliyorsunuz, fakat kısa bir konuyu ezberleyemiyorsunuz. Ne kadar karışık bir durum değil mi?
Hâlbuki benim ezberlemem gereken onlarca kitabım vardı ve hafıza eğitimine bu kitapları ezberlemek umuduyla başlamıştım. Heyecanla başladığım hafıza eğitimi yolculuğu hüsranla bitmek üzereydi. Zira amacım kitaplarımı ezberlemekti, ancak ben kitap ezberleme tekniğini bilmiyor ve hiçbir kitapta da bulamıyordum.
İşte umudumun tükendiği bu günlerde konu ezberleme tekniğini kendimin keşfedebileceği ümidi bende belirdi. Bir cümle yazdım ve onu çalışma masamın üzerine koydum. Şimdi hatırlıyorum, o cümleye günlerce baktım ve hep şunu düşündüm; bu cümleyi nasıl ezberleyebilirim?
Günler geçmişti ama ben hâlâ bir cümlenin nasıl ezberlenebileceği hususunda bir teknik geliştirememiştim. Yine umutlarımın kırıldığı böyle bir günde birden Rabb’im bana cümle ezberlemenin tekniğini ilham ediverdi. Günlerce kendisine baktığım ve ezberlemek için bir teknik bulamadığım cümle âdeta bana gülümsüyor ve bana “Beni böyle ezberle.” diyordu.
İşte o gün belki de hayatımın seyrinin değiştiği gün idi. Masamın üzerindeki cümleyi ezberledikten sonra onlarca cümlede keşfettiğim tekniği test ettim. Önüme koyduğum her cümleyi ezberleyebiliyordum. Biraz daha uğraşınca konu ezberleme tekniğini çıkardım ve kitaplarımı ezberlemeye başladım. Bu ezber serüveni tam beş yıl sürdü. Bu beş yıl sonra, başladığım yerden çok daha farklı bir yerdeydim. Farklı teknikler çıkartmış ve konu ezberleme yeteneğimi zirveye taşımıştım. Artım benim için bir konuyu ezberlemek, sadece metni bir defa okumak ile gerçekleşiyordu. Bundan sonra da hayatımı bu tekniği insanlara öğretmek ile geçirmeye karar verdim ve hafıza eğitimini meslek edinerek o günden sonra onlarca eser hazırladım ve binlerce kişiyle seminerler yaptım…”
İşte Sinan Yılmaz kendi serüvenini böylece özetliyor. Demek konu ezberleme tekniği, dünyada çok kişinin bilmediği, bilenlerin de paylaşma hususunda cimri davrandıkları bir tekniktir. Sinan Yılmaz ise bu konuda oldukça cömert davranarak deneyimlerini ve tecrübelerini sizlerle paylaşmış ve bilhassa dinî ilimlerin hemen hemen her sahasında branş eğitimi setleri hazırlamıştır.

8- Çocuk zekâ ve beceri eğitiminin önemini anlatır mısınız?

 

İnsan zekâsının üçte biri, başka bir ifadeyle %75’i yedi yaşına kadar tamamlanmaktadır. Bu yaşlarda yapılan eğitimin önemi de buradan gelmektedir. Zekânın %75’inin geliştiği bu devrede yapılacak idman ve egzersizler, çocuğumuzu son derece geliştirecek ve onu geleceğe hazırlayarak emsallerinden farklı yapacaktır. Bu eğitimin kaçırılması, evladımız için telafi edilemeyecek bir zarardır.
Çocukları için her türlü fedakârlığa seve seve katlanıp göğüs geren anne ve babalar, maalesef onun için eğitimin en önemli devresi olan 3-7 yaş arası eğitimini unutabiliyor ve asla telafisi mümkün olmayan bir hata yapabiliyor. Bu hatanın sonucu olarak da çocuk büyüdüğünde okulunda ve işinde istenilen başarıyı elde edemiyor.
Büyüklerle yaptığımız uzun süren hafıza eğitimlerinde, bazılarının son derece istekli ve çalışkan olmalarına rağmen kursları istenilen seviyede bitiremediklerini, onlardan çok daha az çalışan kişilerin ise hafıza eğitimini başarıyla bitirdiklerini gördük.
Bunun sebebini araştırdığımızda nedeninin 3-7 yaş arasındaki eğitimleri olduğunu fark ettik. Maalesef kurslarımızı başarısızlık ile bitirenler, bu yaş devresini eğitimsiz geçiren kişilerdi. Yani “Ağaç yaşken eğilir.” atasözü bir defa daha doğruluğunu burada gösteriyordu.
Hafıza Merkezi olarak hazırladığımız “Çocuk Zekâ ve Beceri Gelişimi” setinde 3-7 yaş arasındaki çocuklarınıza yaptırmanız gereken idmanları bulacak ve evladınız için en güzel yatırımı yapmış olacaksınız. Setimizi hakkında detaylı bilgiyi “Eğitim Setlerimiz” linkinden alabilirsiniz.

9- Matematiksel hafıza nedir ve niçin önemlidir?

 

Matematiksel hafıza eğitimi: Toplama, çarpma, bölme, kareler, karekökler, küpler ve küpkökler gibi birçok matematiksel işlemin, kalem-kâğıt kullanılmadan pratik bir şekilde yapılmasını öğreten eğitimin adıdır.
Bu eğitimde, bütün işlemler hafızadan yapılmakta olup bazı işlemler beynin gücü ile yapılırken bazı işlemler sadece püf noktasının bilinmesiyle yapılmaktadır.
Dünyada her sene matematiksel hafıza olimpiyatları düzenlenmekte olup bu yarışmalarda kişiler zamana karşı yarışmaktadırlar. Mesela 0 ve 1 rakamlarından oluşan 3.000 hanelik bir diziliş sadece bir saatte ezberlenmekte, 14 hanelik 2 sayı birbiriyle çarpılmakta ve bunlar gibi beynin sınırlarını zorlayan onlarca işlem yapılmaktadır.
Hafıza eğitimiyle ilgilenmemiş birçok kişi, çarpma veya toplama gibi işlemleri beyninden yapan hafıza eğitimi uzmanlarını görünce, “Buna ne gerek var? Aynı işlemi hiç uğraşmadan hesap makinesi ile yapabilirim.” diyebilirler.
Onların bu sözleri, her gün 5 km koşan birisini gördüğünde, “Bu zahmete ne gerek var? Arabaya binse de gitse olmaz mı?” diyen kişinin sözüne benzemektedir. Eğer koşan kişinin tek amacı koşu parkurunun sonuna varmak olsaydı, elbette onların sözlerinin bir doğruluğu olabilirdi. Ancak koşan kişi bunu kastetmeyip sağlıklı bir yaşam, idman yapmak ve kilo vermek gibi başka neticeleri kastetmektedir. Koşması amaç değil, araçtır.
Matematiksel hafıza tekniklerine de bu cihetten bakmak gerekir. Amaç sadece sonucu bulmak değildir. Eğer öyle olsaydı, elbette hesap makinesi kullanmak daha mantıklı olurdu. Hâlbuki amaç, beynimizin işlem takip edebilme yeteneğini ve düşünce yapısını geliştirmektir.
Bu meseleyi biraz daha açacak olursak;
Matematiksel hafıza eğitiminin iki faydası vardır:
1- Matematiksel işlemleri kâğıt-kalem kullanmadan pratik ve çabuk bir şekilde yapmaktır. Bu hedef bizce küçük hedeftir.
2- Beynimizin işlem takip edebilme yeteneğini, pratik düşünme becerisini ve çözüm üretebilme gibi kabiliyetlerimizi geliştirmek ve olaylara farklı bir açıdan bakmayı öğretmektir. Bu hedef, asıl ve büyük hedeftir.
Bu ikinci faydayı biraz daha açmak istiyoruz. Mesela 9 haneli iki sayıyı hafızanızdan çarptığınızda, toplam 160 işlem yaparsınız ve bu 160 işlemi sırasıyla beyninizle takip edersiniz. Sonuç 18 haneli çıkar. Sonucu doğru bulabilmek için 160 işlemin hiçbir yerinde hata yapmamak zorundasınızdır.
Normal bir hafıza, değil bu işlemleri yapmak, 7 haneli bir telefon numarasını bile ezberleyememektedir. Eğitilmiş bir hafıza ise 160 işlemi takip ederek 18 haneli sonuca, hem de aynı işlemi kalem-kâğıt kullanarak yapanlara kıyasla çok daha çabuk yapabilmektedir. İşte bu çarpma, beyninizin işlem takip edebilme yeteneğini geliştirmektedir.
İlk günlerde tekniği bilmenize rağmen 3 haneli iki sayıyı zor çarparken, sonraki günlerde 9 ve daha fazla haneli sayıları kolayca çarpmaya başlarsınız. Bunun sebebi, beyninizin işlem takip edebilme yeteneğinin zaman içinde gelişmesidir. Bu yeteneğinizin gelişimi ise farklı düşünme, olaylara çözüm bulabilme ve çabuk karar verebilme gibi birçok yeteneğinizin gelişimine yardımcı olacaktır.
Ben, bu seti hazırlayan Sinan Yılmaz, hafıza gösterilerinde 9 haneli 6 sayıyı hafızamdan toplamakta, sonuçtan 9 haneli bir sayıyı çıkarmakta ve çıkarmanın sonucunu da 2 haneli bir sayıya bölmekteyim. Bütün bu işlemleri yapabilmek için hafızamla tam 260 işlemi takip etmekteyim ve bunun 10 katını da yapabilirim.
Elbette böyle zor işlemleri yapabilen kişilerin hafızaları, bu idmanları yapmayan kişilerin hafızalarına kıyasla çok daha dinç ve kıyas edilemeyecek kadar hızlıdır.
O hâlde diyebiliriz ki, Matematiksel hafıza teknikleri, beyinlerini çok aktif kullanmak isteyenler için olmazsa olmaz bir sistemdir.

10- Niçin yüzleri unutmazken, isimleri unutuyoruz?

 

Yüzleri unutmazken isimleri unutmamızın sebebi; yüzü görmemiz, ismi ise görmememizdir. İnsan hafızası resimlerle ezberler. İşittiğini veya okuduğunu değil, gördüğünü saklar. Bu, hafızanın çalışma prensibidir. Bu temel prensipten dolayı, hafıza eğitiminde bilgiler resim hâline dönüştürülmekte ve beyne resim olarak gönderilmektedir. Bu konunun detaylarını “Hafıza Teknikleri” setimizde bulabilirsiniz.
Madem hafıza resimlerle ezberliyor ve gördüğünü unutmuyor, o hâlde yüz ile birlikte ismi ezberlemek için, ismi ve soy ismi resim hâline getirmeli ve o yüzdeki en ilginç noktaya asmalıyız. Sözün özü; yüzü gördüğümüz gibi, ismi de görmeliyiz. Bunu yaptığınızda, artık ismi de yüz gibi unutmamaya başlarsınız.
Merkezimiz, hazırlamış olduğu “Yüz ve isim Ezberleme” setiyle sizlere, ismin ve soy ismin nasıl resimleneceğini ve yüzdeki en ilginç noktaya nasıl asılacağını öğretmekte ve tanıştığınız kimselere ismiyle hitap etmenin yolu göstermektedir.

11- Hafıza teknikleriyle okul derslerini ezberlemek mümkün müdür?

 

Elbette hafıza teknikleriyle okul derslerini ezberlemek mümkündür. Ve bu sahada da Merkezimiz özel bir eğitim setini öğrencileriniz için hazırlamıştır. Bu set sayesinde öğrenciler, okul derslerini hafıza teknikleriyle ezberlemenin tüm detaylarını öğrenecek ve bilgileri bir defa okuyarak ezberlemenin keyfini yaşayacaklar.
Tamamen interaktif olan setimizde Tarih, Coğrafya, Sosyal Bilgiler, Türkçe gibi derslere ait örnek konular ezberletilmekte ve hafıza teknikleriyle konu ezberleme tekniği örnek metin ve konular üzerinde uygulamalı olarak öğretilmektedir.
“Hafıza teknikleriyle okul dersleri ezberlenebilir mi?” sorusunun cevabını okuduğunuza göre siz bir öğrencisiniz. Ya ilköğretim veya lise öğrencisiniz, ya üniversite hazırlık okuyorsunuz, ya da üniversitedesiniz ve derslerinizi ezberlemekte zorlanıyorsunuz. Çok zor ezberliyor ve çok kolay unutuyorsunuz.
Bu durumu sakın merak etmeyin. Çünkü bu durum, eğitilmemiş her hafızanın başına gelen rutin bir durumdur. Ve bu durumdan, sahip olacağınız bu set sayesinde kolayca kurtulacaksınız.
“Hafıza Teknikleriyle Okul Derslerini Ezberleme” seti, “Hafıza Teknikleri Seti” ve “Cümle Ezberinde Motifleme Tekniği” setlerinin bir devamı ve bu iki sette öğretilen tekniklerin okul dersleri üzerinde uygulatıldığı bir settir. Yani ilk önce hafızanın çalışma prensiplerini ve konu ezberleme tekniklerini bahsettiğimiz iki set ile detaylı bir şekilde öğreniyor ve daha sonra bu sete sahip olarak, öğrendiğiniz teknikleri okul dersleri üzerinde kullanıyorsunuz. Demek bu set, bir branş setidir ve hafıza tekniklerinin okul derslerinin ezberinde nasıl kullanıldığını tüm detaylarıyla öğreten çok kıymetli bir çalışmadır.
Setimizdeki amacımız -tabiri caizse- balık tutmayı öğretmektir. Yani sizlere okul derslerini ezberlemenin tüm detaylarını öğretmek istiyoruz. Tekniği daha iyi kavrayabilmeniz için örnek konularda uygulamalar yaptırıyor ve ufkunuzun gelişimini sağlıyoruz. Hedefimiz, tek başınıza bütün derslerinizi ezberleyebilecek bir seviyeye ulaşmanızdır. Ve bu hedefe setimiz sayesinde çok kolay bir şekilde ulaşabiliyorsunuz.
Hedefinize ulaştığınızda da bilgi dünyasındaki yarışa, bu eğitimi almayan emsallerinizden kilometrelerce önde başlıyorsunuz!