Arapça öğrenme ve Kur’an’ı Anlama Hakkında

1- Hafıza Eğitimi nedir?

 

Hafıza eğitimi; bilgilerin hızlı, kolay ve kalıcı şekilde öğrenilip ezberlenmesini sağlayan sistemin adıdır. Bu tanımı biraz daha açarsak:
Bir bilgi avcısını bekleyen üç büyük problem vardır ki, bu problemler çözülmeden sağlıklı bir öğrenme gerçekleşemez.
1. Problem: Ezberleyememe problemidir. Bir metni defalarca okuruz, bir bilgiyi onlarca defa tekrar ederiz, belki bir o kadar da dinleriz. Ama yine de o bilgiyi ezberleyemeyiz. Hele bu Arapça gramer gibi karışık bir bilgi ise klasik metotlar ile bunları ezberlemek gerçekten çok zordur. Eğer ezberleyememe problemini, aynı bilgiyi çok tekrar ederek geçebilirsek bu sefer ikinci problem ile karşı karşıya kalırız.
2. Problem: Ezberlediğimizi unutmak ve bilgiyi saklayamamaktır. Evet, metni ezberlemişizdir. Ezberlediğimiz Arapça gramer ve Arapça bir kelime artık aklımızdadır. Hatta birkaç defa da bu bilgiyi kullanmışızdır. Ama birkaç gün ya da birkaç hafta sonra bu bilgiyi unuturuz. Hatta birkaç ay sonra bu bilgiyi daha önce ezberlediğimizi bile unuturuz. İşte bu, unutma ve bilgiyi saklayamama problemidir ki, hafıza tekniklerini kullanmadan yaptığımız öğrenimlerde bu problem asla çözülemez.
3. Problem: Ezberlediğimiz bilgiye ulaşamama ve lazım olduğunda bilgiyi çıkartamama problemidir. Evet, bilgi beynimizin bir yerindedir. Ama neresinde? Bilginin yerini bilmediğimizden dolayı ona ulaşamayız. Buna “yer meçhuliyeti” denilir.
Bilgi avcısının bu üç problemini yani ezberleyememeyi, saklayamamayı ve çıkartamamayı öğrendikten sonra diyebiliriz ki: Hafıza eğitimi; kolay ve çabuk ezberlemeyi, ezberlediğimiz bilgiyi unutmamayı ve saklamayı ve sakladığımız bilgiye kolayca ulaşmayı öğreten eğitimin adıdır.

2- Hafıza teknikleri ile Arapça öğrenme ne demektir?

 

Hafıza teknikleri ile Arapça öğrenme, Arapçanın gramer kurallarını ve kelimelerini hafıza tekniklerini kullanarak öğrenme manasındadır. Arapçanın gramer kuralları oldukça karmaşıktır. Bu sebeple de öğrenilmesi çok zordur. Binbir zahmetle öğrenilse bile çok kısa bir zaman sonra unutulmaktadır. Ayrıca Arapça bükmeli bir dil olduğu için bir kelimeden uygun vezinleri kullanarak onlarca kelime elde edebilirsiniz. İşte bizler bütün bu vezinleri, kuralları ve Arapçanın bütün gramer yapısını hafıza tekniklerini kullanarak animasyonlarla öğretiyoruz.
Mazi fiil çekiminden tutun, aksam-ı seb’aya; mezid fiillerden tutun, müştak isimlere; nakıs fiillerden tutun, mefule kadar kadar her bir konuyu hafıza teknikleriyle ezberliyor ve hafıza askılarına asarak bir daha asla unutmuyorsunuz. Hatta unutmak isteseniz bile…

3- Hafıza teknikleri ile Arapça öğrenmeyi daha önce kimse uyguladı mı?

 

Hafıza teknikleriyle konu ezberlemek dünyada kullanılan bir sistemdir. Bizler de Hafıza Merkezi olarak bu sistemi kullanarak 20 yılı aşkın bir zamandır eğitimler yapıyor ve okul derslerinden tutun, fıkıh ve tefsir gibi dini ilimlere kadar birçok branşta dersler veriyoruz.
Ancak hafıza tekniklerini kullanarak Arapçanın gramer yapısını ezberletmek şimdiye kadar kimsenin uygulamadığı ya da uygulayamadığı bir sistemdir. Sistem, Sinan Yılmaz Hocamızın 20 seneyi aşkın bir zamandır hafıza teknikleriyle ilgilenmesi ve bu eğitimin uzmanı olması neticesinde ortaya çıkmıştır. Ayrıca Hocamızın tefsir ve fıkıh gibi dini ilimlere olan vukufiyeti ve bizzat kendisinin bu dini ilimleri hafıza teknikleriyle tahsil etmesi, bu sistemin ortaya çıkışında en büyük etkendir. Tabi asıl ihsan sahibi, Allah-u Teâlâ’dır, O’nun rahmet ve keremidir.
Sistemin kâşifi olan Sinan Yılmaz Hocamız bu sistemin ortaya çıkışını şöyle anlatmaktadır:
İnsanların Kur’an’a olan ilgisizliği hatta hafızların bile Kur’an’ı anlamadan okuması beni hayli üzüyordu. Ülkemizde yapılan Arapça eğitimlerin hafıza teknikleri kullanılmadan yapılması Arapçayı öğrenmeyi ve Kur’an’ı anlamayı oldukça zorlaştırıyordu. Neredeyse 10 senelik bir zamana ihtiyaç duyuluyordu. Hâlbuki bu asırda 10 sene ilim tahsil edebilecek kişilerin sayısı oldukça azdır.
Bu sebeple, hafıza teknikleriyle Arapça öğretmeye ve Kur’an’ı anlama üzerine bir müfredat hazırlamaya karar verdim. İlk önce müfredatın konularını çıkarttık. Sayısına göre isimlerden tutun, ism-i zaman ve mekâna kadar bütün konuların içinde bulunduğu son derece kuvvetli bir çatı oluşturduk. Uzman hocalar ile birlikte konu başlıklarının altını doldurduk ve dersleri sunum şekline getirdik. Daha sonra ben her ders üzerinde yoğunlaşarak o derste geçen gramer kurallarını ve ezberlenmesi gereken kaideleri çıkartım. Daha sonra da her kural ve bilgiyi hafıza tekniklerine döktüm ve öğrencinin daha kolay algılaması için de bilgileri animasyonlara çevirdim. Bu sayede dersle hem daha zevkli hem de son derece verimli geçecekti.
Arapçayı sarf ve nahiv olarak ayırdığımızda, 14 sarf dersi, 9 da nahiv dersi oluştu. Yani Arapçanın sarf ve nahvinin tamamını 23 derste ezberletebiliyoruz. Kur’an’ı anlamak için nahivden ziyada sarf derslerine ihtiyaç vardır. Nahiv birazda gramer tahlilleri için geçerlidir ve bu derslerle herkes ilgilenmez. Bu sebeple biz de Arapçamızı 2 kur üzerinden derledik. 1. kurda sadece sarf derslerini öğretiyoruz ki, bu Kur’an’ı anlamak için yeterlidir. 2. kurda ise meraklılarına 9 derse Arapçanın nahiv kısmını öğretiyoruz. Yani senelerce çalışarak elde edilemeyen Arapçayı sadece 23 derste öğretiyoruz. Bu, Rabbimizin bize bir ihsanı ve ikramıdır.

4- Arapça öğrenmede hafıza teknikleri ile klasik teknikler arasındaki fark nedir?

 

Merkezimizin kurucusu Sinan Yılmaz Hocamız bu farkı şöyle anlatıyor:
“Bursa’da yaptığım bir eğitimde sınıfıma o derste mazi fiilin çekimini ezberletiyordum. Sınıfım mazi fiilin çekiminde aldığı ekleri 15 dakikada öğrenmişti ve örnek fiilleri beraber kolayca çekiyorduk. Bir öğrencim elini kaldırarak benden söz istedi ve şöyle dedi: Hocam, ben daha önce Arapça kursuna gittim. Mazi fiil çekimine bir ay çalışmama rağmen bir türlü başaramadım. Hâlbuki burada sadece 15 dakikada hem de eğlenceli bir şekilde fiilin çekimini öğrendim. Size bundan dolayı teşekkür etmek içimden geldi, bu sebeple söz istedim. Size teşekkür ederim…”
Herhalde bu örnek, hafıza tekniklerini kullanarak Arapça öğrenmeyle klasik tekniklerle Arapça öğrenmenin arasındaki farkı çok güzel anlatıyor. Daha fazla söze ihtiyaç yok! Ama eğer tek bir cümleyle bu farkı bir daha belirtmemizi isterseniz, deriz ki:
Bizler, yıllarca çalışarak öğrenilemeyen Arapçanın sarf kısmını sadece 14 derste, nahiv kısmını ise sadece 9 derste öğretebiliyoruz. Hem de unutmamak üzere…

5- Müfredatınız sadece Kur’an’ı anlamak üzerine mi hazırlandı?

 

Aslında Arapçanın Kur’an’ı anlamak için olanı ya da pratik konuşmak için olanı diye bir ayırım yapılamaz. Zira Arapça Arapçadır ve bununla hem Kur’an anlaşılır hem de pratik konuşulur.
Bununla birlikte, bizler eğitimimizi planlarken tamamen Kur’an’ı göz önüne aldık ve verdiğimiz her örneği Kur’an’dan seçtik. Bu sebeple de eğitimimizin ismini “Hafıza Teknikleriyle Arapça Öğrenme ve Kur’an’ı Anlama Eğitimi” koyduk. Biraz daha açacak olursak:
Bizler Kur’an üzerinde özel bir çalışma yaptık. Mesela, her kelimenin Kur’an’da kaç defa geçtiğini biliyoruz. Bir kelimenin hangi kalıplara girdiğini biliyoruz. Bu kalıplara giren kelimeleri tanımak için hangi derslerin öğrenilmesi gerektiğini biliyoruz. Hatta her ayetin Kur’an’da geçiş sayılarını bile çıkarttık. Bu sayede, bir örnek verdiğimizde Kur’an’da daha fazla geçen kelimeyi ve daha fazla geçen ayeti esas alıyoruz. Yani bizim Arapçayla ilgilenmemizin tek sebebi, Kur’an’ın anlaşılmasını sağlamaktır. Bu sebeple eğitimlerimizde günlük hayatta kullanılan cümleler üzerinde durmuyor, sadece ayetler üzerinde inceleme yapıyoruz. Yani odak noktamız Kur’an…
Peki, işin pratik kısmı ne olacak? Amacı sadece Arapçayı pratik konuşmak olanlara şunu tavsiye ediyoruz: Bizim derslerimize katılarak Arapçanın sarf kısmını iyice öğrenin. Çünkü pratik konuşmak için de bu bilgilere ihtiyacınız olacak. Fiil çekimini bilmeden, zamirleri tanımadan ya da müştak isimler gibi konuları bilmeden Arapçayı konuşamazsınız. Konuşsanız da kaliteli konuşamaz ve çok fazla kelime ezberi ve kalıp cümle ezberi yapmak zorunda kalırsınız. Bu dersleri aldıktan sonra, pratik konuşmak isteyenler için hazırladığımız “Pratik Arapça Konuşma Setimize” sahip olunuz ve bu sete çalışınız. Bu set sayesinde Arapçayı rahatlıkla konuşabilirsiniz. Daha sonra ise 1-2 ayınızı ayırarak bir Arap ülkesine gidin. Orada bir kursa 1-2 ay devam edin ve sokağa çıkarak pratik Arapçanızı konuşarak geliştirin. Bizim pratik konuşmak isteyenlere tavsiyemiz budur!
O halde bir daha tekrar edersek: Bizim Arapça müfredatımız tamamıyla Kur’an baz alınarak şekillenmiş ve tamamıyla Kur’an üzerinde yapılan bir eğitimdir. Eğitimimizde yüzlerce ayet-i kerimeyi inceliyor ve Kur’an’a ait olmayan pratik Arapça cümleler ile ilgilenmiyoruz. Ancak öyle kuvvetli bir Arapça eğitimi veriyoruz ki, bu eğitim üzerine Pratik Arapçayı oturmak oldukça kolaydır ve 1-2 aylık eğitimle çok kaliteli bir şekilde Arapçayı konuşabilirsiniz.

6- Birinci dersleri ücretsiz yapıyorsunuz. Bunun sebebi nedir?

 

Bunun sebebi, insanların yeniliği kabullenmesindeki zorluk. 10 sene uğraşılmasına rağmen öğrenilemeyen bir Arapça ve anlaşılamayan bir Kur’an var. Birisi çıkıyor ve diyor ki: “Ben bunu sizlere sadece 14 derste öğreteceğim.” Bu söze karşı Arapçayla ilgilenmiş insanların direncini tahmin etmek herhalde zor olmayacaktır.
İşte bizler 1. dersimizi ücretsiz yapıyoruz ki, Kur’an’la ilgilenenler bu derse gelsin ve merak ettiği her şeyi bizlere sorsun. Yani kabul edecekse bir delille kabul etsin veya inkâr edecekse bir delille inkâr etsin. Yaşayan da bir delille yaşasın, ölen de bir delille ölsün…
Hem bizim hiçbir korkumuz veya endişemiz yok. Bu sebeple adeta meydan okuyor gibi diyoruz ki: Gelin, biz sizlere müfredatımızı çok detaylı bir şekilde anlatalım. Siz de aklınıza gelen her soruyu bize sorun. Ondan sonra kararınızı verin.
Şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz ki: Şimdiye kadar ilk dersimize gelenlerden kursumuza kayıt olmayanlar neredeyse yok denecek kadar azdır. Çünkü sistemimiz son derece ilmidir ve aklın düsturlarıyla hazırlanmıştır.

7- Hafıza teknikleri kullanılarak öğrenilen bilgiler unutuluyor mu?

 

Hafıza teknikleri kullanılarak öğrenilen bilgiler asla unutulmaz. Hatta unutmaya çalışsanız da unutamazsınız. Bunun sebebi şudur: Bizler Arapça bilgileri, bilgi olmaktan çıkarıyor ve anı formatında beyne gönderiyoruz. Kişi, anılarını ve kendi başından geçenleri nasıl unutamıyorsa, anı formatında beyne gönderdiği bilgileri de unutamamaktadır.
Hafıza eğitimi uzmanı Sinan Yılmaz Hocamız bu konuyla ilgili bir anısını şöyle anlatmaktadır:
Bir gün İngilizce kelime ezberlettiğim bir sınıfımda öğrencilerime şöyle sordum: “Şimdi de çok farklı ve çok zor bir kelimeyi hafıza teknikleriyle ezberleyelim. Ama kelime hem uzun hem de çok zor olsun. Acaba içinizde böyle zor bir kelimeyi tahtaya yazacak var mı?”
Sınıfta bir parmak kalktı. Parmağın sahibi bir doktordu ve tahtaya şu Latince kelimeyi yazdı: “Tendi muscolis flexolis holisos longi”
Bizler bu kelimeyi sınıfla birlikte ezberledik. Hem de kelimeyi bir defa okuyarak. Bir hafta sonra sınıfımdaki bayan bir kursiyer bana gelerek şöyle dedi: “Hocam benim bir derdim var. Hani geçen hafta bir kelimeyi ezberlemiştik ya, ‘Tendi muscolis flexolis holisos longi’ Ben bu kelimeyi unutamıyorum hocam.”
Ben onun bu telaşı üzerinde tebessüm ederek şöyle dedim: “Merak etme, bu kurs bittikten sonra bir kursum daha var; “Nasıl unuturum?” kursu. Sen ona gelirsin o bilgiyi sileriz.”
Öğrencim bana şaşkın şaşkın bakıyordu ki, ben gülerek sözlerime şöyle devam ettim: “Şaka şaka. Böyle bir kurs yok. Ama merak etme, kelimeyi ben de unutamıyorum ve unutamayacağız. Çünkü bu kelimeyi beyne anı formatında gönderdik. Anı formatında gönderilen bir bilgi unutulamaz. Ayrıca Beynim dolar mı diye de korkma. Çünkü insan 90 sene yaşasa ve her saniye beyne 10 bilgi gönderse; yemese, içmese ve uyumasa, yine de 90 sene sonra beyninin yarısı bile dolmuyor. Yani hard disk bu kadar geniş…”
Demek, hafıza teknikleriyle öğrenilen Arapça gramer bilgileri ve kelimeler de unutulamıyor. Çünkü bilgi, bilgi olmaktan çıkıyor ve anı formatında beyinde saklanıyor.

8- Kur’an kampı hakkında bilgi verir misiniz?

 

Kur’an kampı, İstanbul’daki kurslarımıza gelme imkânı olmayanlar için hazırlanmış olan eğitimlerdir. Yani İstanbul dışında yaşayanlar ya da İstanbul’da yaşadığı halde 14 haftasını programlayamayanlar içindir.
Bu kursumuzun eğitimi şu şekildedir: Kursa katılanlar bir hafta tam gün eğitim alırlar. Eğitimimiz 09:00’da başlayıp 17:00’de tamamlanır. Bir hafta sonra kursiyerler evlerine döner ve eğitime 3 hafta ara verilir.
Üç hafta ara vermemizin sebebi, öğrenilen bilgilerin tam manasıyla pekiştirilmesi içindir. Bu üç haftalık arada uzaktan eğitim hizmeti verilir. Bu uzaktan eğitimlerde, bir haftada öğretilen derslerin farklı örneklerle uygulanması ve testleri yapılır. Uzaktan eğitimlerde yeni bir konu işlenmez. Kursiyerlerin soruları cevaplanır ve kampta işlenen derslerin farklı örneklerle pekiştirilmesi sağlanır.
3 hafta sonra tekrar bir haftalık eğitim daha yapılarak Kur’an kampı tamamlanır. Ancak bu 2. haftadan sonra da kursiyer hemen bırakılmaz ve bir müddet uzaktan eğitim alması sağlanır. Uzaktan eğitimlerin amacı, sadece pekiştirmek ve öğrenciyi kendi başına bırakmamaktır. Yoksa işlenen bütün konuların pekiştirilmesi zaten kampta sağlanmaktadır. Aslında uzaktan eğitime ihtiyaç da yoktur. Ancak bizler Kur’an öğrencisini Allah’ın bir emaneti gibi kabul ediyor ve onunla daha fazla zaman geçirmek istiyoruz. Zira bazen eğitimden uzaklaşılınca nefsi kişiye kandırabilmekte ve dünyaya dalarak Kur’an üzerinde çalışmasını engellemektedir. Uzaktan eğitimlerdeki tek amaç, kişi kendisini Kur’an talebesi gibi görünceye kadar onunla Kur’an arasında bir köprü olabilmektir.
Bu eğitimleri sizlerin oluşturduğu sınıflarda da yapabilmekteyiz. Yani sizler geleceğinize bizler sizlere geliyor ve sizlerin hazırladığı sınıflarda bu eğitimi veriyoruz. Eğitimi almak istediğiniz tarihler için Merkezimizi aramalısınız. Zira çok yoğun çalıştığımız için o tarihlerde müsait olamayabiliriz.